Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

“Allah’ım, bizi dinç ve çalışkan kıl!”

“Allah’ım, bizi dinç ve çalışkan kıl!”

Abdulkadir Geylani- fethurrabbani 4. meclis Ey evlat! İnsanların önünde gezen birçok felaketler vardır. Her felaketin de kendine göre hayli dalları vardır. En büyük felaket, sonsuz saadetten mahrum olmaktır. En büyük saadet, ruh zenginli­ğine ermektir. Bunun için çok çalışmak ve tembel olmamak lazım­dır. Tembellik insanı korkunç uçurumlara atar. Telafisi kabil olma­yan kin ve düşmanlık tohumları saçar....

Haberin Tarihi: 27 Aralık 2013 - Okunma Sayısı:647 defa okundu.
Abdulkadir Geylani- fethurrabbani 4. meclis

Ey evlat! İnsanların önünde gezen birçok felaketler vardır. Her felaketin de kendine göre hayli dalları vardır. En büyük felaket, sonsuz saadetten mahrum olmaktır. En büyük saadet, ruh zenginli­ğine ermektir. Bunun için çok çalışmak ve tembel olmamak lazım­dır. Tembellik insanı korkunç uçurumlara atar. Telafisi kabil olma­yan kin ve düşmanlık tohumları saçar. Tembel olma. İşlerini sağlam yap ve çalışkan ol. Dünyayı çalışanlar kazanır. Âhireti çalışanlar ka­zanır.

Birçok büyükler, çalışkan ve dinç olmak için, Allah’a yalvardılar. Ebû Muhammed Acemî şu duayı yapardı:

“Allah’ım, bizi dinç ve çalışkan kıl!”

Bununla, “Bizi tembel etme!” demek isterdi. Bunun mânası yü­cedir. Dil, bunun mânasını tam ifade edemez. Kim ki tadar, hakika­ti ancak o anlar. İslâm dininin emri dâhilinde halkla iyi geçin. İslâm dini neye iyi derse o iyidir, mübarektir. İslâm dininin yüce emirleri zedelenmediği takdirde halkla geçimin tadı alınır ve hoşluk olur. Ak­si olunca iyilik olmaz. Bilakis felâket gelir.

İyiler yapacakları işi bilirler, işlerini yerine ve zamanına göre düzenli tutarlar. Yapacağın işi onlara sor ve onlara danış.

Ey evlat! Dua bağına yapış. Rızaya yönel. Razı ol. Dilini kal­binden ayrı etme, kalbinle birleştir. Ağzından çıkan, kalbinde bulu­nan olmalı. Her ikisini de iyiye yönelt ki, hoş olasın.

Bir gün kıyamet kopacak. İnsana yaptıkları hatırlatılacak. Dün­yada yaptığı hayır ve şer önüne mendil gibi serilecek. Kötülüğü gö­ren pişman olur. Ama fayda vermez. Hatayı anmak burada olmalı. Orada anış hayır getirmez. Temel olan iş, bu acı günü, ölmeden önce ha­tırlamak ve ona göre hazır olmaktır. Harman zamanı ekmeyi, tar­laya tohum saçmayı düşünmek neye yarar? Sonbaharda ekin işine yönelmeyene yaz günü ne hayır verir? Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Dünya, öbür âlemin ekim yeridir. Hayır eken sevinç biçer. Şer eken ise pişmanlık devşirir.”

Bir gün ölüm gelir, seni uyandırır. Bu uyanışın sana ne yararı olur? Uyan, uyan! Çabuk uyan!

Allah’ım, bizi gafil kişiler gibi uyumaktan koru. Seni bilmeyenle­rin gafleti gibi senden ayrı kılma Allah’ım! Âmin!

Bir Yorum Yazın